More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  Sevgili(s.a.v), her acıy...PhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community
View space
**..¢iм¢iмє..**
View space
KıLıçBeY
View space
g[R]aL | NeT™
View space
bozkurt dıyarı
View space
numret
View space
Özcan KAYAR
View space
EFENDY!
View space
qestionmark

There are no music lists on this space.

Sevgili(s.a.v), her acıya lezzet verir.... Sevgi&KUTAY

April 23

iSTiĞFAR KASiDESi

Günahlarımızı gözümüzün önüne getirerek yanık
bir kalple okuduğumuzda bize
Allah Celle Celâluhunun "El-Gafûr" ismini hatırlatacak,
Muhyiddîn Arabî`nin şeyhi Şeyh Ebû Medyen`e aid..



"Manzum İstiğfar Kasîdesi"

Günahlardan dönüş sözünü veren kimse,tevbe ve istiğfarı üzerinde kalırsa, önce yağmış gibi olur ve tevbesi=dönüşü tevbe-i nasuh olur.Sözün üzerinde ölmeye çalışır.Hadis-i Şerifte: ‘’Gerçekte bir kul işlediği günahı itiraf ederse, sonra ciddi bir dönüşle istiğfar ederse, ALLAH Subhanehu ve Teala dönüşünü kabul eder.’’

Yani meleklerin önce yazmış olduğu günahları sildirir; ve kul işlememiş gibi olur.O niyetle bu kasideyi okuyoruz.Ancak her zaman dediğimiz gibi zikir, istiğfar , salavat-ı şerifeler ve ayet-i kerimeler,Arabi telaffuzla söylenilmesi halinde müyesserdir.


بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

1.Beyt
بِسْمِ اللهِ اَبْتَدِى فِى كُلِّمُحْتَرَمٍ
وَالْحَمْدُ لِلّهِ فِىبَدْءِى وَمُخْتَتَمٍ


Hürmeti gereken her şeyde bismillah demekle başlarım.
İşimin başında ve sonunda Elhamdu Lillah derim=güzel övgüleri ALLAH’a tahsis ederim.

2.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مَوْلاَنَا وَ خَالِقُنَا

مِنْ كُلِّ تَقْصِيرِنَا بِا شُّكْرِ لِلنِّعَمِ


Nimetlerine şükürle mukabele ettiğim halde Bütün taksiratımızdan dolayı Mevlamız ve Yaratıcımız olan ALLAH Teala’dan mağfiretimi dilerim.

3.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مُجْرِىالْفُلْكِبِظُّلَمِ
عَلَى عُبَابٍ مِنَالتَّيَارِ مُلْتَطِمِ

O Zat-ı Akdes,karanlıkta dalgalardan birikmiş köpükler üzerinede gemileri yüzdürendir Estağfirullah-el’Azim

4.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مُنْجِى الْمُسْتَجِيرِبِهِ
اِذَا اَلَمَّ بِهِ طَيْفٌمِنَ اللَّمَمِ

O Zat-ı Akdes, dimağında günahların arzusu suretlendiği zamada güven isteyen kimseyi kurtarıcıdır. Estağfirullah-el’Azim

5.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ غَفَّارَ الذُّ نُوبِلِمَنْ
بِاْلاِ نْكِسَارِ اَتَىوالذُّلِّ وَالنَّدَمِ

O Zat- Akdes, pişmanlık, zillet ve kırılmakla kırılan kimseleri çoğu zaman mağfiret edendir. Estağfirullah-el’Azim

6.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ سَتَّارَالْعُيُوبِعَلَى
اَهْلِ العُيُوبِوَوَمُنْجِيهِم مِنَ النِّقَمِ

O Zat-ı Akdes,suçluların ayıblarını çoğu zaman örtbas eden ve onları beladan kurtarandır. Estağfirullah-el’Azim

7.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مَنْ سِرِّى وَمِنْعَلَنِى
وَمِنْتَقَلُّبِقَلْبِى وَبْتِسَامِ فَمِ

Gizliliğimden,aşikaremden,kalbimin tepe taklak çevirilmesinden, gülümserliğimden dolayı Estağfirullah-el’Azim

8.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ نُطْقِى وَمِنْخُلُقِى
وَشَيْنِ شَانِى وَمِنْشَكْلِى وَمِنْ شِيَمِ

Düşünüp konuştuğumdan,ahlakımdan,hallerimden,şeklimden,tav rımdan dolayı Estağfirullah-el’Azim

9.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ سَمْعِ وَمِنْبَصَرِى
وَمِنْ ضَمِيرِى وَمِنْفِكْرِى وَمِنْ كَلِمِى

İşitmemden,görmemden,kalbimdeki gelip geçenlerden, zihnimde yerleşen ve konuştuğumdan dolayı Estağfirullah-el’Azim

10.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ قَوْلِى وَمِنْعَمَلِى
وَمِنْ مُجَا هَدَتِىجَهْدِ وَ مِنْ شَاَمِ

Sözümden,amelimden,mücahedelerimden,çalışmalarımda n ve uğursuzluğumdan dolayı Estağfirullah-el’Azim

11.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مَنْ جَهْلِ وَمِنْزَلَلِى
وَمِنْ كَبَا ءِرِ آثَامِى وَمِنْ لَمَمِى

Cehaletimden, ayak kaymalarımdan, büyük küçük günahlarımdan dolayı Estağfirullah-el’Azim

12.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِمَّا قَدْ جَنَتْهُيَدِى
مِنَ الْخَطَا يَاوَمِمَّا قَدََّمَتْ قَدَمِى

Elimin işlediği,ayağımın yürüdüğü hatalarımdan dolayı Estağfirullah-el’Azim

13.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِمَّا لَمْ تَكُنْكَسَبَتْ
كَفَى وَمَااكْتَسَبَتْ فِى مَبْلَغِ الْحُلُمِ

Ergenliğe ulaştğımda yeterli derecede kazandığım ve kazanamadığım şeylerden dolayı Estağfirullah-el’Azim

14.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ نَفْسِى و مِنْنَفَسِِى
وَخَاطِرٍ وَخُطُورِالْوَهْمِ بِالتُّهَمِ

Nefsimden,nefesimden,vesveselerimden töhmet altına sokmak sebebiyle aklımı bulandıran vehimden dolayı Estağfirullah-el’Azim

15.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ طَبْعِى وَمِنْطَمَعِى
وَمِنْ تَحَوُّلِ حَالِى حَا لَةَ السَّقَمِ

Tabiatimden,tamahkarlığımdan,halimin hastalık haline çevirilmesinden dolayı Estağfirullah-el’Azim

16.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ قَوْلِى اَنَا وَمَعِى
وَلِى وَعِنْدِى و مِنْظَنِّى وَ مِنْ فَهِمِ

‘’Ben’’,’’Beraberimdedir’’,’’Benimdir,mülkümd ür’’, ’’Bana göre’’ deyişimden ve ‘’zannım’’dan,’’anlayışım’’dan dolayı Estağfirullah-el’Azim

17.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِمَّا لَسْتُاَعْلَمُهُ
وَ مَا عَلِمتُوَصَرَّفتُ بِالْقَلَمِ

Bilmediğim,bildiğim ve kalemi harcadığım şeylerden dolayı Estağfirullah-el’Azim

18.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ نَوْمِى وَمِنْسِنَتِى
وَيَقْظَتِى وَ بِهِمَا عِشْتُ مُعْتَصَمِ

Uykumdan,uyuklamamdan,uyanıklığımdan,kendisine bağlandığım halde yaşandığım şeylerden dolayı Estağfirullah-el’Azim

19.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ يَوْمِىوَلَيْلَتِهِ
وَمِنْ غَدٍقَبْلَ اَنْ يَبْدُو مِنَ الْعَدَمِ

Günümden,gecemden,yokulu sahasından zuhur etmeden önce yarından dolayı Estağfirullah-el’Azim

20.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مِمَّا كَا نَ فِىصِغَرِى
مِنَ الْخِلَافِلِعَصْرِ الشَّيْبِ وَالْهَرَمِ

İhtiyarlık ve yıpranma asrına hilafla küçüklüğümde olan hatadan dolayı Estağfirullah-el’Azim

21.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مَا هَبَّتْيَمَانِيَةٌ
وَسَحَّتِالسُّحْبُ فِى السَّاتِ وَالاَكَمِ

Yemen rüzgarı estiği,bulutlar ova ve tepelerin üzerine yağmur yağdırdığı müddetçe Estağfirullah-el’Azim

22.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مَا سَارَ الْحَجِيجُاِلَى
مَعَالِمَ شُرِّفَتْبِالْحِلِّ وَالْحَرَمِ

İhramın bağlanılması ve çözülmesine tayin edilen şerefli yerelere hacılar seyrettiği müddetçe Estağfirullah-el’Azim

23.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ مَا لاَحَ الصَّبَاحُوَمَا
تَرَنَّمَ الْوَرْقُ فِىاْلاَغْصَانِ بِالنَّغَمِ

Sabah parladığı ve dallardaki güvercinler nağmeyle terennüm ettiği müddetçe Estağfirullah-el’Azim

24.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الْحُرُوفِوَمَا
فِى الذِّكْرِ مِنْ آيَةٍتُتْلَى وَ مِنْ حِكَمٍ

Harflerin,zikikr ve tilavet edilen hüküm ve hikmet dolusu ayetlerin kelime ve cümlelerinin adedince Estağfirullah-el’Azim

25.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الْهَوَامِوَمَا
فِىاْلاُفْقِ مِنْ عَا لَمٍ وَاْلاَرْضِِ مِنْعَلَمٍ

Sahralarda biten bitkilerin,ufuktaki alemin,yerdeki yüksektepelerin adedince Estağfirullah-el’Azim

26.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ النَّبَاتِوَمَا
فِى الْبَرِّ مِنْ نَعَمٍوَالْبَحْرِ مِنْ نِعَمِ

Nebatat,karadaki hayvanlar ve denizdeki nimetler adedince Estağfirullah-el’Azim

27.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الرِّيَاحِوَمَا
تَجْرِى عَلَيْهِوَاْلاَوْقَاتِ وَالْقَسَمِ

Rüzgarlar,rüzgarlarla geçen vakitler ve taksim edilen azıklar adedince Estağfirullah-el’Azim

28.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الْكَوَاكِبِفِى
دَاجِى الْغَيَاهِبِ مِنْبَادٍ وَمُكْتَتَمِ

Zifiri karanlıkta gizli ve aşikar olan yıldızlar adedince Estağfirullah-el’Azim

29.Beyt
اَسْتَغْفِرُالله تَعْدَادَ الرِّمَالِوَمَا
يَنْهَلُّ فِى عَالَمِالدُّنْيَا مِنَ الدِّيَمِ

Kumlar ve dünya alemine yağan ve akan yağmurlar adedince Estağfirullah-el’Azim

30.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الْخَلاَ ءِقِمِنْ
اِنْسٍ وَجِنٍّ وَمِنْعُرْبٍ وَمِنْ عَجَمٍ

Mahluklar,insanlar,cinler,Arablar ve Acemler adedince Estağfirullah-el’Azim

31.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الْخَوَاطِرِفِى
صُدُورِ اهْلِ التُّقَىوَالْعِلْمِ وَالْحِكَمِ

Takva,ilim ve hikmet ehlinin göğüslerindeki hataralar adedince Estağfirullah-el’Azim

32.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ جَلَّ اللهُ خَالِقُنَا
بَارِى الْبَرَايَا وَ مُنْشِينَا مِنَالْعَدَمِ

Yüce ALLAH yaratıcımızdır.Yaratmış olduğu mahlukunu temizleyendir.Bizi ve cimle mahlukunu yokluktan inşa=peyda edendir.Estağfirullah-el’Azim

33.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ جَلَّ اللهُرَازِقُنَا
قَبْلَ الْوُجُودِوَقَدْرَ سَا ءِرِ الْقِسَمِ

Yüce ALLAH varlığımızdan ve sair taksimleri belirtmesinden önce bizi rızıklandırandır. Estağfirullah-el’Azim

34.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ لاَتُحْصَى لَهُنِعَمٌ
اَلْمُنْعِمُالْمُفْضِلُ الْمَوْصُوفُ بِالْكَتَمِ

ALLAH’ın sayılmayacak kadar nimeti vardır: O Zat-ı Akdes nimet verendir,faziletli kılandır,kendisi Kendi Zatı’nı gizlemekle vasıflanandır. Estağfirullah-el’Azim

35.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ جَلَّ اللهُقَابِضُنَا
مُغْنِى الْقُرُونِوَمُغنِى سَاءِرِ اْلاُمَمِ

Yüce ALLAH inayetinin tasaruffunun kabzasıyla dengemizi tutandır.Beldeleri ihtiyacsız kılan,o belde de yaşayan halkını zenginleştirendir. Estağfirullah-el’Azim

36.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ جَلَّ اللهُبَاعِثُنَا
بَعْدَ الْمَمَاتِوَمُحْىِ اْلاَعْظُمِ الرِّمَمِ

Yüce ALLAH Öldükten sonra çürümüş kemiklerimizi dirilten ve bizi haşre gönderendir. Estağfirullah-el’Azim

37.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ جَلَّ اللهُجَامِعُنَا
لِيَوْمٍ مُزْدَحَمِاْلاَمْلاَكِ وَاْلاُمَمِ

Yüce ALLAH,mülklerin ve ümmetlerin izdihamlı günü için bizi bir araya getirendir. Estağfirullah-el’Azim

38.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ اَضْعَافًا مُضَاعَفَةً
مِمَّا ذَكَرْتُ مِنَاْلاَجْنَاسِِ وَالنَّسَمِ

Tohumlardan,cinslerden zikrettiğim adedlerin kat kat fazlasıyla Estağfirullah-el’Azim

39.Beyt
اَسْتَغْفِرُاللهَ لاَ اُحْصِى عَلَيْهِثَنَا
اَثْنَى عَلَى نَفْسِهِمِنْ قَبْلُ فِى الْقِدَمِ

Önceden ezelde Kendi Nefs’ini medh-u sena ettiği gibi O’nu medh-u sena edemediğim halde Estağfirullah-el’Azim

40.Beyt
ثُمَّ الصَّلاَةُ عَلَى الْمُخْتَارِ مِنْمُضَرِ
خَيْرِ الْبَرِيَّةِمِنْ بَاكٍ وَ مُبْتَسِمٍ

Sonra Rahmet yağmurları,ağlayan ve gülümseyen bütün mahlukun en hayırlısı,Mudar Kabilesi’nden seçilen Muhammed sallALLAHu aleyhi ve sellem’in üzerine olsun.

41.Beyt
وَاْلآلِ وَالصَّحْبِ وَالتَّسْلِيمُيَتْبَعُهَا
مِنْ رَبَّنَاوَعَلَى اْلاَاَتْبَعِ كُلِّهِمِ

Alinin ve ashabının üzerine olsun.Rabbi’mizden selamlar,onların ve ardınca gidenlerin hepsinin üzerine olsun.
April 17

Özledim Seni Ya Nebi...

  

Ömer Karaoğlu/ HAL GAZELİ

 

Gülü İncitme Gönül...

Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül.

Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül..

Başın olsada yüksek, gözün enginde gerek,

Kibirle yürüyerek, yolu incitme gönül…

Mevla verince azma, geri alınca kızma,

Tüten ocağı bozma, külü incitme gönül..

Dokunur gayretine, karışma hikmetine .

Sahibi hürmetine, kulu incitme gönül..

Sevmekten geri kalma, yapan ol, yıkan olma .

Sevene diken olma, gülü incitme gönül..

Konuşmak bize mahsus, olsada bir güzel söz,

Ya hayır de, ya da sus, dili incitme gönül …

Eğer Çekemezsen Gülün Nazını

Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,

Sahrada mecnun değilsen,

Ne Leyla’yı çağır, ne çölü incit…

Muhabbetle vesselam…

April 01

Dedim: Çok yalnızım.

Dedim: Çok yalnızım.
Dedin: ... فَإِنِّي قَرِيبٌ

Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186



Dedim: Evet biliyorum sen bana yakınsın ama ben senden uzağım,

keşke ben de sana yakın olabilseydim.
Dedin: وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ
Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine,

ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Araf-205


 
Dedim: Buda senin yardımını ister
Dedin: أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ ALLAH'ın sizi
bağışlamasını

istemez misiniz? Nur-22




Dedim: Tabii ki, beni affetmeni çok isterim.
Dedin: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ(Öyleyse)Rabbinizden bağışlanma dileyin,

sonra O'na tövbe edin.

Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir. Hud-90




Dedim: Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım?
Dedin:أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ ALLAH'ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini..

ve ALLAH'ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu

hâlâ bilmezler mi? Tevbe-104.



 
Dedim: Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı.
Dedin: اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ (2) غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِ التَّوْبِِ ALLAH aziz ve bilendir,

o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir. Ğafir-2/3.



Dedim: Bunca günahım var,hangisinin tövbesini yapayım?!
Dedin: إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًاALLAH bütün günahları bağışlayandır. Zümer-53.

 

Dedim: Yani yine gelsem yine beni bağışlar mısın?
Dedin: وَ مَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُALLAH'tan başka günahları

bağışlayacak olan yoktur. Ali İmran-135.


Dedim: Ne kadar güzelsin ALLAH'ım! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin

böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum.
Dedin: إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَ يُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ

Şüphesiz ki ALLAH tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.
Birden 'İlahım ve Rabbim benim senden başka kimim var' dedim.
Sen de أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ
'ALLAH kuluna yetmez mi?' (Zümer-36) dedin.


Dedim: Sen ki beni bu kadar çok seviyorsun ve

bana karşı bu kadar iyisin ben ne yapabilirim?
Dedin: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا (41) وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا (42)

 هُوَ الَّذِي يُصَلِّي عَلَيْكُمْ وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا
Ey inananlar! ALLAH'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin.

Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak

 için üzerinize rahmetini gönderen Odur. Melekleri de size istiğfar eder.

ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir. Ahzap-41/43.



Kendi kendime dedim: ALLAH'ım seni çok seviyorum.

March 10

dua

la ilahe illallahtır özümüz muhammet resulallahtır sözümüz
ayetel kürsi ile açıldı kalp gözümüz
la ilahe illallah kalbimizi karartma
la ilahe illallah kalbimizi daraltma
la ilahe illallah birsin kapından başka kapı aratma
la ilahe illallah kendinden başkasına yalvartma
la ilahe ilallah dallar yapraklar kadar

taşlar topraklar kadar

 ölünceye kadar

 musalla taşına konuncaya kadar

 münker ve nekir sual sorup cevabı alıncaya kadar

 sıratı geçinceye kadar cennetine varıncaya kadar

 CEMALİNİ GÖRÜNCEYE KADAR

ya rabbi

 dilek ve dualarımızı kabul eyle

 bizi bağışla

ve

 bizi af eyle

AMİN

AMİN. 

February 28

Bir inşirah ayeti kadar sana yönelmeye geldim…

İnşirâh…İnşirâh…İnşirâh…

Hâra düştüm,dilime kan değdi yüreğime od.Dâra düştüm Ey Rab bana bir inşirah…

Ah-u efgânımı bir dinleyiver, bu gece çok karanlık…

katran karası olmuş göğsümü bir açıver…Daraldım…Bir bakıver..

“Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?”(inşirah/1)

Genişlettin ey yar! Dünyadan bunaldığım her vakit,yağmur yağmur yüreğime,damla damla gözlerime düştün.

Semalarda yerim yok bilirim,arşlardan ta ki gönlüme düştün.

İçimin vahalarından kurtar beni.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet genişlet beni.

“Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken yükü .”(inşirah/2)

Attın ey yar! Ben bilemedim yükümün azaldığını ama sen hafiflettin beni.Dünyanın omuzlarıma yüklediği bu ağırlık,

 yüzümü yere düşürmeye başlamışken,bu yükü benden alarak belimi sen doğrulttun.

Rükuya eğilen bir beden senin karşında yüce makama erdi.Secdeye değen baş,merhametinle sana erdi.

Oysa ben bilemedim.Kirlenmiş yüreğimle,sözlerimi dünyaya aşina ettim kapıldım bu misafirhanenin işvesine.

Elimi sana açabileyim.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet doğrult beni.

“Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?”(inşirah/4)

Yücelttin ey yar! En şerefli varlık olarak açtım dünyaya gözlerimi.Mahlukata halife eyledin.

İns-an makamında ruhuma can verdin..verdin de ben kıymetimi bilemedim.

Aklımı sürgün ettim mantığın hiç uğramadığı yalancı uğraşlara.

Her mevsim yağmur yağarken ruhuma,nadasa bıraktım kurak gönlümü.

Her insan ektiği biçer değil mi Ya Rab! Günah ektiğim bahçelerde kara güller büyüdü,kokusuz renksiz.

Işığım bir mumun aydınlandığı kadar,verdiğim bir aldığım kadar fakat ben olamadım bir senin bana biçtiğin değer kadar.

biraz mağrur,biraz bizâr,biraz da kendimi şekva ile geldim.

N’olurs un Ya Rab yeniden yücelt beni gönül gözümden geçir beni.

Gözyaşına gark eyle beni eyle ki insan bileyim kendimi.İnşirah inşirah inrişah ayet ayet yücelt beni.

“Yalnız Rabbine yönel.”

Hayatın koylarından çıkıp senin limanına yöneldim Yar Rab!

Sen ki sana gelmeyene dahi lütfederken,bilirim geri çevirmezsin beni kapından.

October 23

Dönme Dolap

 
 
HOŞÇAKALIN
Rabbim(c.c.) cümlenizin yolunu açık etsin inşallah...
October 07

Ağlıyorum İşte

Ne çok şey anlatır gÖzyaşları...
Bazen sÖylenemeyen sÖzlerin sesi, bazen bir pişmanlığın diyeti ,bazen de bir sevda nefesi...
Sessizliğin çığlıklarıdır aslında gÖzyaşları...Anlatğlamayanı anlatmak ister karşısındakine...Eğer anlayabilirse...

insanoğlu bi garip...Sevinir ağlar, ÜzÜlÜr ağlar, hasret çeker ağlar, kavuşur yine ağlar. Kelimeler kifayetsiz kaldığında, gÖzyaşları gÖrev başındadır. Aslında ağlayabilmek bÜyÜk bir nimet...Ve ağlamak taş kalpli olmadığımızı gÖsteriyor. Hala insan olduğumuzu, hissettiğimizi, DUYGUSUZ olmadığımızı...

Ama bazen gÖzpınarlarından aşağı sÜzÜlemez gÖzyaşlarş...Onlar dışa akıp ziyan etmezler kendilerini...çÜnkÜ çok daha Önemli bir gÖrevleri vardır. içteki bir yangını sÖndÜrmek isterler. GÖz kapaklarınızın alev alev yandığı, boğazınıza bir şeylerin dÜğÜmlendiği, burnunuzun direğinini sızladığı oldu mu hiç? Dikkat ettiniz mi o anlarda gÖzyaşlarınızın istikameti neresi? En zor olan? bu belki de...

Ağlamak zayıflık mı? Neden ağlamamız gereken anlarda; yumruklarımızı, tırnaklarımız avuçlarımızı kanatıncaya kadar sıkar, boğazımızdaki dÜğÜmleri yutkunarak gidermeye çalışırız? Neden kaçırırız buğulanan gÖzlerimizi bağkalarından?

Bakın ağlıyorum işte! Utanmıyorum kimseden...O kadar içime akttım ki gÖzyaşlarımı!...Artık zapdedemiyorum içimdeki çağlayanı....

Ağlıyorum dostlarımın vefasızlığı için
Ağlıyorum Yaradana vefasızlığım için
Ağlıyorum Özlediklerim için ...
Ağlıyorum Özleyip de kavuşamadıklarım için ...
Ağlıyorum içimi acıtan kalp kırıklıklarım için ...
Ağlıyorum istemeden de olsa kalbini kırdıklarım için
Ağlıyorum unutulmaması gerekenleri unuttugum için
Ağlıyorum .........unutamadığım için
Ağlıyorum yaklaştıkça uzaklaştıklarıma
Ağlıyorum tanıdıkça çirkinleşenlere
Ağlıyorum kıymetini bilemediklerime
Ağlıyorum ziyan olan yıllarıma
Ağlıyorum bir ÖmÜr ağlayamadıklarıma...
Ağlıyorum yine...
October 05

ÇÖLLERDEYİM

  
September 20

HOŞÇAKALIN

Neler duydu şu dünyada

Mevlidine hayran kulaklarımız;

Ne adlar ezberledi, ey Nebî,

Adına alışkın dudaklarımız!

Artık, yolunu bilmiyor;

Artık, yolunu unuttu

Ayaklarımız!

Kâbe’ne siyahlar

Yakışmamıştır, yâ Muhammed

Bugünkü kadar!

Ne doğruluk, ne doğru;

Ne iyilik, ne iyi…

Bahçende en güzel dal,

Unuttu yemiş vermeyi…

Günahın kursağında

Haramların peteği!

Na’tını Galip yazsın,

Mevlid’ini Süleyman’lar!