![]() |
|
Spaces home Sevgili(s.a.v), her acıy...PhotosProfileFriendsMore ![]() | ![]() |
|
Sevgili(s.a.v), her acıya lezzet verir.... Sevgi&KUTAYApril 23 iSTiĞFAR KASiDESiGünahlarımızı gözümüzün önüne getirerek yanık
bir kalple okuduğumuzda bize
Allah Celle Celâluhunun "El-Gafûr" ismini hatırlatacak,
Muhyiddîn Arabî`nin şeyhi Şeyh Ebû Medyen`e aid.. "Manzum İstiğfar Kasîdesi" Günahlardan dönüş sözünü veren kimse,tevbe ve istiğfarı üzerinde kalırsa, önce yağmış gibi olur ve tevbesi=dönüşü tevbe-i nasuh olur.Sözün üzerinde ölmeye çalışır.Hadis-i Şerifte: ‘’Gerçekte bir kul işlediği günahı itiraf ederse, sonra ciddi bir dönüşle istiğfar ederse, ALLAH Subhanehu ve Teala dönüşünü kabul eder.’’ Yani meleklerin önce yazmış olduğu günahları sildirir; ve kul işlememiş gibi olur.O niyetle bu kasideyi okuyoruz.Ancak her zaman dediğimiz gibi zikir, istiğfar , salavat-ı şerifeler ve ayet-i kerimeler,Arabi telaffuzla söylenilmesi halinde müyesserdir. بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ 1.Beyt بِسْمِ اللهِ اَبْتَدِى فِى كُلِّمُحْتَرَمٍ وَالْحَمْدُ لِلّهِ فِىبَدْءِى وَمُخْتَتَمٍ Hürmeti gereken her şeyde bismillah demekle başlarım. İşimin başında ve sonunda Elhamdu Lillah derim=güzel övgüleri ALLAH’a tahsis ederim. 2.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مَوْلاَنَا وَ خَالِقُنَا مِنْ كُلِّ تَقْصِيرِنَا بِا شُّكْرِ لِلنِّعَمِ Nimetlerine şükürle mukabele ettiğim halde Bütün taksiratımızdan dolayı Mevlamız ve Yaratıcımız olan ALLAH Teala’dan mağfiretimi dilerim. 3.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مُجْرِىالْفُلْكِبِظُّلَمِ عَلَى عُبَابٍ مِنَالتَّيَارِ مُلْتَطِمِ O Zat-ı Akdes,karanlıkta dalgalardan birikmiş köpükler üzerinede gemileri yüzdürendir Estağfirullah-el’Azim 4.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مُنْجِى الْمُسْتَجِيرِبِهِ اِذَا اَلَمَّ بِهِ طَيْفٌمِنَ اللَّمَمِ O Zat-ı Akdes, dimağında günahların arzusu suretlendiği zamada güven isteyen kimseyi kurtarıcıdır. Estağfirullah-el’Azim 5.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ غَفَّارَ الذُّ نُوبِلِمَنْ بِاْلاِ نْكِسَارِ اَتَىوالذُّلِّ وَالنَّدَمِ O Zat- Akdes, pişmanlık, zillet ve kırılmakla kırılan kimseleri çoğu zaman mağfiret edendir. Estağfirullah-el’Azim 6.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ سَتَّارَالْعُيُوبِعَلَى اَهْلِ العُيُوبِوَوَمُنْجِيهِم مِنَ النِّقَمِ O Zat-ı Akdes,suçluların ayıblarını çoğu zaman örtbas eden ve onları beladan kurtarandır. Estağfirullah-el’Azim 7.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مَنْ سِرِّى وَمِنْعَلَنِى وَمِنْتَقَلُّبِقَلْبِى وَبْتِسَامِ فَمِ Gizliliğimden,aşikaremden,kalbimin tepe taklak çevirilmesinden, gülümserliğimden dolayı Estağfirullah-el’Azim 8.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ نُطْقِى وَمِنْخُلُقِى وَشَيْنِ شَانِى وَمِنْشَكْلِى وَمِنْ شِيَمِ Düşünüp konuştuğumdan,ahlakımdan,hallerimden,şeklimden,tav rımdan dolayı Estağfirullah-el’Azim 9.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ سَمْعِ وَمِنْبَصَرِى وَمِنْ ضَمِيرِى وَمِنْفِكْرِى وَمِنْ كَلِمِى İşitmemden,görmemden,kalbimdeki gelip geçenlerden, zihnimde yerleşen ve konuştuğumdan dolayı Estağfirullah-el’Azim 10.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ قَوْلِى وَمِنْعَمَلِى وَمِنْ مُجَا هَدَتِىجَهْدِ وَ مِنْ شَاَمِ Sözümden,amelimden,mücahedelerimden,çalışmalarımda n ve uğursuzluğumdan dolayı Estağfirullah-el’Azim 11.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مَنْ جَهْلِ وَمِنْزَلَلِى وَمِنْ كَبَا ءِرِ آثَامِى وَمِنْ لَمَمِى Cehaletimden, ayak kaymalarımdan, büyük küçük günahlarımdan dolayı Estağfirullah-el’Azim 12.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِمَّا قَدْ جَنَتْهُيَدِى مِنَ الْخَطَا يَاوَمِمَّا قَدََّمَتْ قَدَمِى Elimin işlediği,ayağımın yürüdüğü hatalarımdan dolayı Estağfirullah-el’Azim 13.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِمَّا لَمْ تَكُنْكَسَبَتْ كَفَى وَمَااكْتَسَبَتْ فِى مَبْلَغِ الْحُلُمِ Ergenliğe ulaştğımda yeterli derecede kazandığım ve kazanamadığım şeylerden dolayı Estağfirullah-el’Azim 14.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ نَفْسِى و مِنْنَفَسِِى وَخَاطِرٍ وَخُطُورِالْوَهْمِ بِالتُّهَمِ Nefsimden,nefesimden,vesveselerimden töhmet altına sokmak sebebiyle aklımı bulandıran vehimden dolayı Estağfirullah-el’Azim 15.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ طَبْعِى وَمِنْطَمَعِى وَمِنْ تَحَوُّلِ حَالِى حَا لَةَ السَّقَمِ Tabiatimden,tamahkarlığımdan,halimin hastalık haline çevirilmesinden dolayı Estağfirullah-el’Azim 16.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ قَوْلِى اَنَا وَمَعِى وَلِى وَعِنْدِى و مِنْظَنِّى وَ مِنْ فَهِمِ ‘’Ben’’,’’Beraberimdedir’’,’’Benimdir,mülkümd ür’’, ’’Bana göre’’ deyişimden ve ‘’zannım’’dan,’’anlayışım’’dan dolayı Estağfirullah-el’Azim 17.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِمَّا لَسْتُاَعْلَمُهُ وَ مَا عَلِمتُوَصَرَّفتُ بِالْقَلَمِ Bilmediğim,bildiğim ve kalemi harcadığım şeylerden dolayı Estağfirullah-el’Azim 18.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ نَوْمِى وَمِنْسِنَتِى وَيَقْظَتِى وَ بِهِمَا عِشْتُ مُعْتَصَمِ Uykumdan,uyuklamamdan,uyanıklığımdan,kendisine bağlandığım halde yaşandığım şeylerden dolayı Estağfirullah-el’Azim 19.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِنْ يَوْمِىوَلَيْلَتِهِ وَمِنْ غَدٍقَبْلَ اَنْ يَبْدُو مِنَ الْعَدَمِ Günümden,gecemden,yokulu sahasından zuhur etmeden önce yarından dolayı Estağfirullah-el’Azim 20.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مِمَّا كَا نَ فِىصِغَرِى مِنَ الْخِلَافِلِعَصْرِ الشَّيْبِ وَالْهَرَمِ İhtiyarlık ve yıpranma asrına hilafla küçüklüğümde olan hatadan dolayı Estağfirullah-el’Azim 21.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مَا هَبَّتْيَمَانِيَةٌ وَسَحَّتِالسُّحْبُ فِى السَّاتِ وَالاَكَمِ Yemen rüzgarı estiği,bulutlar ova ve tepelerin üzerine yağmur yağdırdığı müddetçe Estağfirullah-el’Azim 22.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مَا سَارَ الْحَجِيجُاِلَى مَعَالِمَ شُرِّفَتْبِالْحِلِّ وَالْحَرَمِ İhramın bağlanılması ve çözülmesine tayin edilen şerefli yerelere hacılar seyrettiği müddetçe Estağfirullah-el’Azim 23.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ مَا لاَحَ الصَّبَاحُوَمَا تَرَنَّمَ الْوَرْقُ فِىاْلاَغْصَانِ بِالنَّغَمِ Sabah parladığı ve dallardaki güvercinler nağmeyle terennüm ettiği müddetçe Estağfirullah-el’Azim 24.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الْحُرُوفِوَمَا فِى الذِّكْرِ مِنْ آيَةٍتُتْلَى وَ مِنْ حِكَمٍ Harflerin,zikikr ve tilavet edilen hüküm ve hikmet dolusu ayetlerin kelime ve cümlelerinin adedince Estağfirullah-el’Azim 25.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الْهَوَامِوَمَا فِىاْلاُفْقِ مِنْ عَا لَمٍ وَاْلاَرْضِِ مِنْعَلَمٍ Sahralarda biten bitkilerin,ufuktaki alemin,yerdeki yüksektepelerin adedince Estağfirullah-el’Azim 26.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ النَّبَاتِوَمَا فِى الْبَرِّ مِنْ نَعَمٍوَالْبَحْرِ مِنْ نِعَمِ Nebatat,karadaki hayvanlar ve denizdeki nimetler adedince Estağfirullah-el’Azim 27.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الرِّيَاحِوَمَا تَجْرِى عَلَيْهِوَاْلاَوْقَاتِ وَالْقَسَمِ Rüzgarlar,rüzgarlarla geçen vakitler ve taksim edilen azıklar adedince Estağfirullah-el’Azim 28.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الْكَوَاكِبِفِى دَاجِى الْغَيَاهِبِ مِنْبَادٍ وَمُكْتَتَمِ Zifiri karanlıkta gizli ve aşikar olan yıldızlar adedince Estağfirullah-el’Azim 29.Beyt اَسْتَغْفِرُالله تَعْدَادَ الرِّمَالِوَمَا يَنْهَلُّ فِى عَالَمِالدُّنْيَا مِنَ الدِّيَمِ Kumlar ve dünya alemine yağan ve akan yağmurlar adedince Estağfirullah-el’Azim 30.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الْخَلاَ ءِقِمِنْ اِنْسٍ وَجِنٍّ وَمِنْعُرْبٍ وَمِنْ عَجَمٍ Mahluklar,insanlar,cinler,Arablar ve Acemler adedince Estağfirullah-el’Azim 31.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ تَعْدَادَ الْخَوَاطِرِفِى صُدُورِ اهْلِ التُّقَىوَالْعِلْمِ وَالْحِكَمِ Takva,ilim ve hikmet ehlinin göğüslerindeki hataralar adedince Estağfirullah-el’Azim 32.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ جَلَّ اللهُ خَالِقُنَا بَارِى الْبَرَايَا وَ مُنْشِينَا مِنَالْعَدَمِ Yüce ALLAH yaratıcımızdır.Yaratmış olduğu mahlukunu temizleyendir.Bizi ve cimle mahlukunu yokluktan inşa=peyda edendir.Estağfirullah-el’Azim 33.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ جَلَّ اللهُرَازِقُنَا قَبْلَ الْوُجُودِوَقَدْرَ سَا ءِرِ الْقِسَمِ Yüce ALLAH varlığımızdan ve sair taksimleri belirtmesinden önce bizi rızıklandırandır. Estağfirullah-el’Azim 34.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ لاَتُحْصَى لَهُنِعَمٌ اَلْمُنْعِمُالْمُفْضِلُ الْمَوْصُوفُ بِالْكَتَمِ ALLAH’ın sayılmayacak kadar nimeti vardır: O Zat-ı Akdes nimet verendir,faziletli kılandır,kendisi Kendi Zatı’nı gizlemekle vasıflanandır. Estağfirullah-el’Azim 35.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ جَلَّ اللهُقَابِضُنَا مُغْنِى الْقُرُونِوَمُغنِى سَاءِرِ اْلاُمَمِ Yüce ALLAH inayetinin tasaruffunun kabzasıyla dengemizi tutandır.Beldeleri ihtiyacsız kılan,o belde de yaşayan halkını zenginleştirendir. Estağfirullah-el’Azim 36.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ جَلَّ اللهُبَاعِثُنَا بَعْدَ الْمَمَاتِوَمُحْىِ اْلاَعْظُمِ الرِّمَمِ Yüce ALLAH Öldükten sonra çürümüş kemiklerimizi dirilten ve bizi haşre gönderendir. Estağfirullah-el’Azim 37.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ جَلَّ اللهُجَامِعُنَا لِيَوْمٍ مُزْدَحَمِاْلاَمْلاَكِ وَاْلاُمَمِ Yüce ALLAH,mülklerin ve ümmetlerin izdihamlı günü için bizi bir araya getirendir. Estağfirullah-el’Azim 38.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ اَضْعَافًا مُضَاعَفَةً مِمَّا ذَكَرْتُ مِنَاْلاَجْنَاسِِ وَالنَّسَمِ Tohumlardan,cinslerden zikrettiğim adedlerin kat kat fazlasıyla Estağfirullah-el’Azim 39.Beyt اَسْتَغْفِرُاللهَ لاَ اُحْصِى عَلَيْهِثَنَا اَثْنَى عَلَى نَفْسِهِمِنْ قَبْلُ فِى الْقِدَمِ Önceden ezelde Kendi Nefs’ini medh-u sena ettiği gibi O’nu medh-u sena edemediğim halde Estağfirullah-el’Azim 40.Beyt ثُمَّ الصَّلاَةُ عَلَى الْمُخْتَارِ مِنْمُضَرِ خَيْرِ الْبَرِيَّةِمِنْ بَاكٍ وَ مُبْتَسِمٍ Sonra Rahmet yağmurları,ağlayan ve gülümseyen bütün mahlukun en hayırlısı,Mudar Kabilesi’nden seçilen Muhammed sallALLAHu aleyhi ve sellem’in üzerine olsun. 41.Beyt وَاْلآلِ وَالصَّحْبِ وَالتَّسْلِيمُيَتْبَعُهَا مِنْ رَبَّنَاوَعَلَى اْلاَاَتْبَعِ كُلِّهِمِ Alinin ve ashabının üzerine olsun.Rabbi’mizden selamlar,onların ve ardınca gidenlerin hepsinin üzerine olsun. Gülü İncitme Gönül...
Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül.
Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül..
Başın olsada yüksek, gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek, yolu incitme gönül…
Mevla verince azma, geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma, külü incitme gönül..
Dokunur gayretine, karışma hikmetine .
Sahibi hürmetine, kulu incitme gönül..
Sevmekten geri kalma, yapan ol, yıkan olma .
Sevene diken olma, gülü incitme gönül..
Konuşmak bize mahsus, olsada bir güzel söz,
Ya hayır de, ya da sus, dili incitme gönül …
Eğer Çekemezsen Gülün Nazını
Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,
Sahrada mecnun değilsen,
Ne Leyla’yı çağır, ne çölü incit…
Muhabbetle vesselam… April 01 Dedim: Çok yalnızım.Dedim: Çok yalnızım. Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186 keşke ben de sana yakın olabilseydim. ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Araf-205 istemez misiniz? Nur-22 sonra O'na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir. Hud-90 ve ALLAH'ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi? Tevbe-104. o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir. Ğafir-2/3. bağışlayacak olan yoktur. Ali İmran-135. böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum. Şüphesiz ki ALLAH tövbe edenleri ve temizlenenleri sever. bana karşı bu kadar iyisin ben ne yapabilirim? هُوَ الَّذِي يُصَلِّي عَلَيْكُمْ وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen Odur. Melekleri de size istiğfar eder. ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir. Ahzap-41/43. March 10 dua
la ilahe illallahtır özümüz muhammet resulallahtır sözümüz taşlar topraklar kadar ölünceye kadar musalla taşına konuncaya kadar münker ve nekir sual sorup cevabı alıncaya kadar sıratı geçinceye kadar cennetine varıncaya kadar CEMALİNİ GÖRÜNCEYE KADAR ya rabbi dilek ve dualarımızı kabul eyle bizi bağışla ve bizi af eyle AMİN
AMİN. February 28 Bir inşirah ayeti kadar sana yönelmeye geldim…İnşirâh…İnşirâh…İnşirâh…
Hâra düştüm,dilime kan değdi yüreğime od.Dâra düştüm Ey Rab bana bir inşirah…
Ah-u efgânımı bir dinleyiver, bu gece çok karanlık…
katran karası olmuş göğsümü bir açıver…Daraldım…Bir bakıver..
“Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?”(inşirah/1)
Genişlettin ey yar! Dünyadan bunaldığım her vakit,yağmur yağmur yüreğime,damla damla gözlerime düştün.
Semalarda yerim yok bilirim,arşlardan ta ki gönlüme düştün.
İçimin vahalarından kurtar beni.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet genişlet beni.
“Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken yükü .”(inşirah/2)
Attın ey yar! Ben bilemedim yükümün azaldığını ama sen hafiflettin beni.Dünyanın omuzlarıma yüklediği bu ağırlık,
yüzümü yere düşürmeye başlamışken,bu yükü benden alarak belimi sen doğrulttun.
Rükuya eğilen bir beden senin karşında yüce makama erdi.Secdeye değen baş,merhametinle sana erdi.
Oysa ben bilemedim.Kirlenmiş yüreğimle,sözlerimi dünyaya aşina ettim kapıldım bu misafirhanenin işvesine.
Elimi sana açabileyim.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet doğrult beni.
“Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?”(inşirah/4)
Yücelttin ey yar! En şerefli varlık olarak açtım dünyaya gözlerimi.Mahlukata halife eyledin.
İns-an makamında ruhuma can verdin..verdin de ben kıymetimi bilemedim.
Aklımı sürgün ettim mantığın hiç uğramadığı yalancı uğraşlara.
Her mevsim yağmur yağarken ruhuma,nadasa bıraktım kurak gönlümü.
Her insan ektiği biçer değil mi Ya Rab! Günah ektiğim bahçelerde kara güller büyüdü,kokusuz renksiz.
Işığım bir mumun aydınlandığı kadar,verdiğim bir aldığım kadar fakat ben olamadım bir senin bana biçtiğin değer kadar.
biraz mağrur,biraz bizâr,biraz da kendimi şekva ile geldim.
N’olurs un Ya Rab yeniden yücelt beni gönül gözümden geçir beni.
Gözyaşına gark eyle beni eyle ki insan bileyim kendimi.İnşirah inşirah inrişah ayet ayet yücelt beni.
“Yalnız Rabbine yönel.”
Hayatın koylarından çıkıp senin limanına yöneldim Yar Rab!
Sen ki sana gelmeyene dahi lütfederken,bilirim geri çevirmezsin beni kapından. October 07 Ağlıyorum İşteNe çok şey anlatır gÖzyaşları...
Bazen sÖylenemeyen sÖzlerin sesi, bazen bir pişmanlığın diyeti ,bazen de bir sevda nefesi...
Sessizliğin çığlıklarıdır aslında gÖzyaşları...Anlatğlamayanı anlatmak ister karşısındakine...Eğer anlayabilirse... insanoğlu bi garip...Sevinir ağlar, ÜzÜlÜr ağlar, hasret çeker ağlar, kavuşur yine ağlar. Kelimeler kifayetsiz kaldığında, gÖzyaşları gÖrev başındadır. Aslında ağlayabilmek bÜyÜk bir nimet...Ve ağlamak taş kalpli olmadığımızı gÖsteriyor. Hala insan olduğumuzu, hissettiğimizi, DUYGUSUZ olmadığımızı... Ama bazen gÖzpınarlarından aşağı sÜzÜlemez gÖzyaşlarş...Onlar dışa akıp ziyan etmezler kendilerini...çÜnkÜ çok daha Önemli bir gÖrevleri vardır. içteki bir yangını sÖndÜrmek isterler. GÖz kapaklarınızın alev alev yandığı, boğazınıza bir şeylerin dÜğÜmlendiği, burnunuzun direğinini sızladığı oldu mu hiç? Dikkat ettiniz mi o anlarda gÖzyaşlarınızın istikameti neresi? En zor olan? bu belki de... Ağlamak zayıflık mı? Neden ağlamamız gereken anlarda; yumruklarımızı, tırnaklarımız avuçlarımızı kanatıncaya kadar sıkar, boğazımızdaki dÜğÜmleri yutkunarak gidermeye çalışırız? Neden kaçırırız buğulanan gÖzlerimizi bağkalarından? Bakın ağlıyorum işte! Utanmıyorum kimseden...O kadar içime akttım ki gÖzyaşlarımı!...Artık zapdedemiyorum içimdeki çağlayanı.... Ağlıyorum dostlarımın vefasızlığı için Ağlıyorum Yaradana vefasızlığım için Ağlıyorum Özlediklerim için ... Ağlıyorum Özleyip de kavuşamadıklarım için ... Ağlıyorum içimi acıtan kalp kırıklıklarım için ... Ağlıyorum istemeden de olsa kalbini kırdıklarım için Ağlıyorum unutulmaması gerekenleri unuttugum için Ağlıyorum .........unutamadığım için Ağlıyorum yaklaştıkça uzaklaştıklarıma Ağlıyorum tanıdıkça çirkinleşenlere Ağlıyorum kıymetini bilemediklerime Ağlıyorum ziyan olan yıllarıma Ağlıyorum bir ÖmÜr ağlayamadıklarıma... Ağlıyorum yine... September 20 HOŞÇAKALINNeler duydu şu dünyada Mevlidine hayran kulaklarımız; Ne adlar ezberledi, ey Nebî, Adına alışkın dudaklarımız! Artık, yolunu bilmiyor; Artık, yolunu unuttu Ayaklarımız! Kâbe’ne siyahlar Yakışmamıştır, yâ Muhammed Bugünkü kadar! Ne doğruluk, ne doğru; Ne iyilik, ne iyi… Bahçende en güzel dal, Unuttu yemiş vermeyi… Günahın kursağında Haramların peteği! Na’tını Galip yazsın, Mevlid’ini Süleyman’lar! | ||||||||