sevgi's profileSevgili(s.a.v), her acıy...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
Bekleyiş...![]() Gelsen!
Artık gelsen!
Gelmen gerektiğine dair ne söyleyebilirim ki senin bilmediğin?
Sezmediğin ya da?
Heybemde gelmenin gerekirliğine ilişkin hangi sözcük nasıl bir yetkinlikte olabilir ki? Gelsen! Evet süsü sendin arzın! Süsü sensin! Kaynağı sendin. Kaynağı sensin. Sulhu bahşetsen artık! Kainatın çöle döndüğü gerçeği gizli olabilir mi sana? Toprağın şerha, şerha yarıldığını söylesem.. pınarların kuruduğunu, gözelerin kaynamadığını söylesem.. yüreklerin sevinçle coşmadığını.. yer yüzünün kana bulandığını söylesem.. dile getirsem bütün olup bitenleri.. bunlar sana gizli olanlar mıdır? Hangi şey sana gizlidir ki? Hangi şey senden gizli kalmayı isteyebilir ki! Gelir misin? Gönüllerin merhameti unuttuğunu sana haber versem.. sevinç gözyaşlarının arkaik bir söylen olarak algılandığını söylesem.. gelişini bağışlar mısın? Bağışla artık gelişini! Bağışla! Gözleri açılmamış kedi yavruları için olsun hiç değilse gelişin! Gözleri kan çanağına dönmüş insan yavruları için.. öfkenin, kinin, öç'ün süte döndüğü memelerde emzirilen ve böylelikle zehirlenen bebeler için olsun gelişin. Desem gelir misin? Gelir misin? Yoksulluğu biriktirilemeyen mallarda bilenler için gelir misin? Gelsen! Yolunu kaybeden yolcular için. Gelsen! Gelsen artık! Avuçları kan içinde doğanlar için.. yükünü düşüren yüklüler için. Devrilen dağlar için. Yakılan ağıtlar için.. Gel! Kanına girilen merhamet için. Çarmıha gerilen şefkat için. Issıza çökertilen namus için. Soldurulan güzellik için. Kuşlar için gel. Böcekler için, solma bilgisinden mahrum çiçekler için.. gel seni beklemede her şey! Gel! Ah bir gelsen! Bir gelsen! Gelsen eriyecektir buz kaplı gönüller. Öfke kesilen yürekler. Damarlarında hayat devinir akreplerin, yılanların.. çıyanların bile. Gelsen kurtla kuzu barış törenlerinde buluşacaktır. Barış çubuklarını yakacaklardır. Gel! Gözler ışık, topraklar su tutmuyor. Gel gözler ışık topraklar su tutsun. Gel! Mevsimler bile şaşkın.. şaşkın masumlar için olsun gelişin.. Gel! Avarelikten başka bir şey kalmadı ellerinde gökteki yıldızların.. kalpler perişandır elinde sızıların. Gelsen! Dirilir yer.. gök dirilir. Diriliş erleri erenleri için gel! Direniş erleri erenleri için gel. Gel yağmurlar gelsin.. bereket gelsin. Başaklar yedi versin. Başaklar yedi verir gelişinle. Gel! Tükensin kıtlık, tükensin yokluk.. kavuşsun uçurumlar.. kavuşsun yarlar. Gelsen! Sen gelsen açılır kapısı kalelerin.. açılır yedi kilitli mahzenler.. dehlizler boğulur ışığa. Aydınlığa tutunur gözlerim. Aydınlığa bulanır evren. Diner kan fırtınası.. bahara erer kâinat. Gelsen! Ah bir gelsen yorgunlukları biter ayakların, ellerin, yılgınlıkları geçer gönüllerin.. kırgınlıkları biter.. Gel! Perişan gönüller için. Perişandır gönlüm. Gözyaşlarım yanaklarımı oymakta gidişinden beri. Bekliyorum gel emi? YollarYollarımı Aç Allah'ım(c.c)
Yüküm ağır yolum uzun
Yol yürümek benim yazım
Hem öksüzüm hem yanlızım
Yollarımı aç Allahım(c.c)
Nur-ı aynım,iki gözüm,
Nur-ı aynım,iki gözüm,bildinmi neydi sabır?
Ya neydi kirpiğinin kıvrığına tutulup kalan burukluk.Hani neydi nesre çevrilemeyen söz.Neydi bilgiye adanmış ayazların derununu dolduran acı.
Sabır bir aydınlık,sabır bir teselli...
Büyük sahraya yağmur,istiridyeye inci...
Sabır göz pınarlarını kurutan ferhlık;sabır hüzünler kulübesinin ışığı...
Eyyyüb ile Yakub,Derviş ile Sultan...
Nur-ı aynım,iki gözüm bildinmi neydi sabır?Haşre dek yokluğa hüküm giymiş bir güzelin kadehindeki iksirmiydi;son gezginin gözyaşlarıyla suladığı bir çiçekmi,ıssız harabelerin eşiğinde ıstırabı emerek büyümüş nazenin bir kelebekmi?Karlı caddelerin kıyısında açmış ayın ondördü zambaklar bilir sabrı,nur-ı aynım,altın şehirlere uçan ebabiller bilir.Sadık rüyalarda bir gemi Ağrı dağına çıkar sabırla ve yaralı süvariler geçer kehkeşanlardan darüşşifalara doğru.Serazad türküsüyle hercai bir bülbül konar Kitab'ın son sayfasına,sabrı şeydalanır seherler ve sabahlar boyu nur-ı aynım,sabrı şeydalanır. Sabır bir hazineki...Yılanlar bekler gerçek!...Bir hazineki...Tek miskali Yusuf'lar satın alır...Bir hazineki...Beşiği ab-ı hayat sukunetiyle süslenen bebekler büyür hendesesinde nur-ı aynım ve tahammül renkli güzellikler yansır eşyaya bakışlarından. Bir hikaye anlat ban sabra dair,nur-ı aynım,bir hikaye anlat;gerçek olsun.Kalbinin rengi damlarken hani,çekik gözlü nakışlar vuruldu sevinçleri,onu anlat.Yanağına düşen her güneş damlasıyeni mağlubiyetler asardı boynuna ve eksik olan şey hep bir adım önde giderdi hani,onu anlat.Kafesi taşlara çalıp içindeki ni salıvemediğindenmi,nur-ı aynım,yoksa bir derya mavisinde buruk bir toprak kokusuna dalıvermediğindenmi,bir imtihan içre iplik iplik bağlanmışsın şah yüreğine ve kirkitler erişlere vuruyor,argıçlar kirişlere... Sabır bir kilim oluyor nur-ı aynım, kilimi anlat...Sabrı bildinmi nur-ı aynım,bildinmi sabrı?Hani yağmur çamur okula gidip detipi boran kapıda bekleyen var ya!...Hani masumiyeti kandehar tepelerinden boşlupa bir şahin gibi süzülen beyaz kuğu...Sonsuz köşeli dayatmalarda hani zamanı biriktiren nazenin yasemen varya!... Hani nisan dallarında vurulup kanı akmayan kanarya?...Helvaya durdu korukları,acımsılık lezzet oluyor dimağlarında.Onlar ki,soluk almadan bekleyişlerin sırrını öğrendiler kalpleri henüz durmadan ve bulamayacakları çağrelere adreslenmiş mektubların,açılacak kapılara gizlenmiş umutların sırrına erdiler; adı sabırdı!...İsteksiz gülüşler serpildi kanayan yaralara nur-ı aynım,sabır adına bilinçsiz köşelere asılan afişler kirlendi,yolların üstüne uzaklar düştü, hep uzaklar...Karşılıksız sevmelerin şarkısı eski palklarda kaldı iki gözüm ve bir gece daha sancıdı yıldızlar,bir gece daha...Şimdi geceler en ince yerinden bölünmede nur-ı aynım,şehir bir denize dğru ağlamakta. Bildin mi sabrı nur-ı aynım,neydi sabır?Sabır adına ve umut adına...Kol kanat edinip umutları,bereketli baharlara bir koşu başlarmı acep?Mum gibi eriyen ve mum rengince üzülenlerin; yandıkça ağalayan ve göz yaşlarınc yananların can ipliklerinde dumanı tütmez alevler parıldıyor,aydınlıklar tel tel yüzlerine vuruyor Mutsuzluğun beslediği uzak arzular değil oysa umutsuzluk... Ve yakınlarda, çok yakınlarda bir sabırheykelinin eli değiyor eline. Zirvede bir imtihan var nur-ı aynım, zirvede bir imtihan var… İskender Pala |
|
|