İnşirâh…İnşirâh…İnşirâh…
Hâra düştüm,dilime kan değdi yüreğime od.Dâra düştüm Ey Rab bana bir inşirah…
Ah-u efgânımı bir dinleyiver, bu gece çok karanlık…
katran karası olmuş göğsümü bir açıver…Daraldım…Bir bakıver..
“Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?”(inşirah/1)
Genişlettin ey yar! Dünyadan bunaldığım her vakit,yağmur yağmur yüreğime,damla damla gözlerime düştün.
Semalarda yerim yok bilirim,arşlardan ta ki gönlüme düştün.
İçimin vahalarından kurtar beni.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet genişlet beni.
“Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken yükü .”(inşirah/2)
Attın ey yar! Ben bilemedim yükümün azaldığını ama sen hafiflettin beni.Dünyanın omuzlarıma yüklediği bu ağırlık,
yüzümü yere düşürmeye başlamışken,bu yükü benden alarak belimi sen doğrulttun.
Rükuya eğilen bir beden senin karşında yüce makama erdi.Secdeye değen baş,merhametinle sana erdi.
Oysa ben bilemedim.Kirlenmiş yüreğimle,sözlerimi dünyaya aşina ettim kapıldım bu misafirhanenin işvesine.
Elimi sana açabileyim.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet doğrult beni.
“Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?”(inşirah/4)
Yücelttin ey yar! En şerefli varlık olarak açtım dünyaya gözlerimi.Mahlukata halife eyledin.
İns-an makamında ruhuma can verdin..verdin de ben kıymetimi bilemedim.
Aklımı sürgün ettim mantığın hiç uğramadığı yalancı uğraşlara.
Her mevsim yağmur yağarken ruhuma,nadasa bıraktım kurak gönlümü.
Her insan ektiği biçer değil mi Ya Rab! Günah ektiğim bahçelerde kara güller büyüdü,kokusuz renksiz.
Işığım bir mumun aydınlandığı kadar,verdiğim bir aldığım kadar fakat ben olamadım bir senin bana biçtiğin değer kadar.
biraz mağrur,biraz bizâr,biraz da kendimi şekva ile geldim.
N’olurs un Ya Rab yeniden yücelt beni gönül gözümden geçir beni.
Gözyaşına gark eyle beni eyle ki insan bileyim kendimi.İnşirah inşirah inrişah ayet ayet yücelt beni.
“Yalnız Rabbine yönel.”
Hayatın koylarından çıkıp senin limanına yöneldim Yar Rab!
Sen ki sana gelmeyene dahi lütfederken,bilirim geri çevirmezsin beni kapından.